Sabırın erdemli bir insan olmak için olmazsa olmaz olduğunu düşünmekteyim. İnsanın ahlaksal olarak iyi olması için beklemesi gerekiyor çünkü. Her anlamda bir bekleme söz konusu, hem bedensel hem zihinsel. Bir yayaya yol vermesi gerekiyor mesela, beklemesi onun için. Bir otobüs sırasında, ekmek sırasında sırayı kaynatmaması gerekiyor erdemli bir insanın. Bir konuşma esnasında sözlerin balla kesilmemesi gerekiyor. İşim hallolsun diye başkalarının işine ket çalmamak gerekiyor. Zihinsel olarak ise beklemek çok daha kıymetli. Ne söyleyeceğine karar vermek için beklemek gibi. Ne yapacağına karar vermek için beklemek gibi. Yoksa çok kolay sevdiklerimizi incitmek yanlış sözlerimizle, yanlış hareketlerimizle. Süzgeçten geçirmek duygularımızı, düşüncelerimizi ve sonrasında ayıklamak çakıl taşlarını… Çok zor değil mi?!

Ne yazık ki bu konuda bir özeleştirim mevcut. Biz halk olarak erdemli bir halk değiliz. Çünkü bilmiyoruz beklemeyi. Aceleciyiz. Tezcanlıyız. Kanımız kaynıyor. İstediğiniz şekilde söyleyin, istediğiniz gibi güzelleştirin. Her iş anında olsun istiyoruz ve dahası olması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Tepkisiz bırakmak istemiyoruz hiçbir şeyi. Hemen karşılık vereceğiz illaki olaylara. Anlamı da yok ki acele ettiğimiz şeylerin. Neymiş efendim, yetişeceğiz. Nereye? Tabakhane’ye. Zor ki ne zor.

All writing